DİĞER YAZARLARIMIZ
Dr. Sinan GÜZEL Sınav Kaygısı ve Hipnoterapi
Dr. Sinan GÜZEL Yaşam Kalitesini Düşüren Ağrılar ve Hipnoterapi
Dr. Sinan GÜZEL Hipnoza girmenizi değil, hipnozdan çıkmanızı istiyoruz.
Dr. Sinan GÜZEL Modern Tıp - Hipnoz - Hipnoterapi
Dr. İzzet İskender Timur TÜRSEN BİLİNÇ NE İSTER? BİLİNÇALTI NE ANLAR?
Dr. Sinan GÜZEL
Klinik ve Uygulamalı Hipnoz Derneği Dr. Sinan GÜZEL - Korku ve Fobilerde Hipnoterapi

Korku ve Fobilerde Hipnoterapi

Hipnoterapi veya başka bir psikoterapi için başvuruda bulunan danışanların neredeyse hepsinden “Bu korkudan kurtulmak istiyorum, keşke hiç olmasa.” gibi sözleri duyduğumuzu söylersem, konu ile ilgili sağlık profesyonelleri bana hak verecektir. Peki bu mümkün mü?
Bu soruya cevap vermeden önce “korku” denen ve bazen “fobi” ye dönüşen bu duygunun ne olduğu ve ne anlama geldiği ile ilgili birkaç bilgi paylaşmak yerinde olur.
Korku, incelendiği zaman iki sebeple var olduğu bilinen çok hayati bir duygudur. Bu sebeplerden birincisi “tehlikeyi tahmin etmek” tir. Yani sanıldığı gibi geçmiş olayların direkt bağlantısı yoktur. İndirekt olarak varsayımlarımıza katkıda bulunan ve korku ile ilgi kurabileceğimiz anılarımız olabilir ancak bu duygudaki asıl hedef yakın ya da uzak gelecekte olma olasılıkları olan, bizi rahatsız edecek, zarar verecek ya da daha vahimi ölümcül olabilecek olayları tahmin ederek farkındalığımızı sağlamak.
Korku duygusunun ikinci sebebi ise, olası tehlike durumunda harekete geçmemiz için zemin hazırlamaktır. Kendi beden cevaplarınızdan da anlayabileceğiniz gibi korku söz konusu olduğu zaman her an bir davranışta bulunacak enerjiyi biriktirmişizdir. Bu tehlikeye karşı “savaş-kaç” cevabının hazırlığı çok büyük bir oranda nöro-hormonal olarak açıklanmış durumdadır.
Korkunun olmadığı bir dünya düşünün, hayatla bağdaşmıyor değil mi?. Tehlikeyi tahmin edemezsek, tehlike anında savaşacak ya da kaçacak gücü kendimizde bulamazsak çok fazla uzun yaşayamayacağımızı söylemeye gerek yok. O zaman sorun nerde? İnsanlar bu korkudan neden kurtulmak istiyor?
Korkunun amacına hizmet etmekten çok, genel bilinen normaller ve mantık sınırları dışına çıkmış haline “fobi” diyoruz. Yani “fobi” artık bizi korumaktan çok, yaşam kalitemizi etkileyen bir hale dönüşmüş korkudur.
Psikoloji dünyasında belki de en iyi incelenme fırsatı bulmuş konu “korku” dur. Bırakın psikoloji dünyasını, kişinin kendi kendisine de en çok uğraştığı, yenmeye çalıştığı problemlerinin de başında gelmektedir.
Psikoterapiler söz konusu olduğunda, tüm akımlar bir şekilde fobilerle ilgilenmek zorunda kalmış hatta sadece fobi ile çalışmayı hedeflemiş terapi metotları bile geliştirilmeye çalışılmıştır. Hipnoterapi içinde de birçok farklı metot fobilerle ilgilenmiştir.
Birçok hipnoterapist gibi yoğun şekilde çalışma imkânı bulduğum, fobileri bulunan danışanlarımdan elde ettiğim çıkarımlara dayanarak, temel bakış açısı çözümün kişinin kendi biliş, inanış veya duygusunda olduğunu, sadece kılavuzluk gerektiğini savunan hipnoterapötik metotların çok daha etkin ve hızlı çözümler getirdiğini belirtmek isterim.
Bu bakış açısının kaynağı nedir derseniz, size kısaca bedenimizin nasıl ki kendini iyileştirme özelliğinin bulunduğunu biliyorsak, psikolojimizin de aynı şekilde kendisini iyileştirme özelliğinin olduğunu belirtmek isterim. Örneğin küçük bir çocukken karanlıktan korktuğunuz hiç olmadı mı? Ancak herhangi bir profesyonel tedavi vs. olmadan birçok kişi bu korkuyu yenmiş durumda. En azından fobiye dönüşmesi önlenmiş durumda. Peki hiçbir metot kullanmadan, kendiliğinden oluşan bu iyileşim psikolojinin de kendisini iyileştirme bilgi ve gücüne sahip olduğunun işareti değil midir? Tıpkı bedensel bir hastalık söz konusu olduğunda vücudumuzda olan bitenler gibi…
Tıp doktoru bir hipnoterapist olarak modern tıbbın tedavi yöntemlerinin de aslında iyileşmeyi bilen bedene tedavi yolculuğunda koltuk değneği olduğu gerçeğini yinelemek isterim. Yani beden iyileşmeyi biliyor. Modern tıp ona iyileşmesi için ortam sağlıyor, bir başka deyişle destek oluyor.
Fobilerde kullandığımız hipnoterapi metotlarının büyük bir kısmı tam da bu şekilde, yani iyileşme gücünün kişinin kendisinde olduğu, bazen kılavuzluk gerektiği fikrinden yola çıkılarak geliştirilmiştir.
Tüm bu açıklamalardan sonra ilk sorumuzu, birkaç eklemeyle yanıtlayalım.

-Korkulardan kurtulmak mümkün mü?
-Hayır. Hatta kurtulmanızı sağlayacak bir yöntem keşfedilse bile mümkünse kurtulmayın. Çünkü “Ölürsünüz” …
-Fobilerden kurtulmak mümkün mü?
-Evet.
-Hipnoterapi ile fobilerimden kurtulabilir miyim?
-Elbette.
-Fobilerim tekrarlar mı?
-Hipnoterapi ile iyileşme sağlanmış ise, hayır tekrarlamaz. Tekrarlamış ise ya yetkin olmayan bir hipnoterapist tarafından yapılmış ya da terapi yarım bırakılmıştır.
Hipnoterapi çok kolay, hızlı etkili ve etkin bir tedavi yöntemi olmakla birlikte, psikoloji dünyasından bihaber, kanunla belirtilmiş meslekler haricinde ve sağlık profesyoneli olmayan kişilerce uygulandığı zaman terapinin sağlanamaması veya şikayetlerin tekrarlaması en sık karşılaşılan durum olmakla birlikte daha fazla rahatsızlık verici komplikasyonlarda söz konusu olabilmektedir.
Tüm bunlardan kaçınmanın en güzel yolu, terapistinizin T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı “Hipnoz Uygulama Yetki Belgesi” olup olmadığını ısrarla sorgulamaktır. Bunun en önemli nedenleri
– Bu yetki belgesini almış kişiler sadece sağlık profesyoneli olmalarının yanında sadece üç meslek grubundan olmak zorundadırlar. (Tıp doktoru, Diş Hekimi veya Klinik Psikolog)
– Eğitim ve Araştırma hastaneleri bünyesinde verilmiş olan hipnoterapiye yönelik eğitimleri almış ve gerekli sınavlardan geçerek bu belgeye hak kazanmış kişilerdir.
– Bakanlık tarafından belirlenmiş yönetmeliklere uygun çalışıp çalışmadıkları kanunen kontrol edilen meslekler grubundan olup denetim imkânı olmayan “merdiven altı” hipnoterapistlerden farklı olarak aksi durumlarda ulaşılabilir durumdadırlar.
Sağlığınız sizin için ne kadar önemli ise, sağlığınızı teslim edeceğiniz kişide o kadar önemli olmalıdır.

Dr. Sinan GÜZEL
Klinik ve Uygulamalı Hipnoz Derneği Başkanı